CHP;Kılıçdaroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CHP;Kılıçdaroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2015 Salı

CHP’nin ‘tarafsız’ Suriye politikası





ABD, AKP, Suudi Arabistan, Katar ve AB üyesi birçok ülke “Esat gitsin, Suriye’ye demokrasi gelsin” diyerek savaş başlattı. Bu ittifak, sözde demokrasiyi uluslararası teröristlerle getirmek için yola çıktı. Bu teröristlere “muhalif gruplar” adı verildi. Dinci fanatizmi siyaset yolu olarak seçen bu teröristlere silah, mühimmat, para, lojistik destek verildi.


Güzelim Suriye, teröristlerin saldırılarıyla harabeye döndü. İnsanlar, ülkelerini terk etti. Göç yollarında binlerce kişi öldü. Yüzlerce kadın tecavüze uğradı. ABD ve müttefiklerinin demokrasiyi getirmek için kiraladıkları teröristler, kadın ve çocukları pazarlarda sattı. Bu demokrat teröristler, kendilerinden olmayanların başlarını keserek ün saldı. Dünya, demokrasi adına sergilenen vahşeti ürpererek izledi. Bu vahşetten, terör örgütleri kadar onları destekleyenlerin de sorumlu olduklarını söylersek yanlış olmaz sanırım.


YCHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 27 Eylül 2015 günü Viyana’da yaptığı açıklamada “Bizim için önemli olan Suriye’de barışın sağlanmasıdır. Esadlı, Esadsız Suriye’de barış mutlaka sağlanmalıdır” demekte... Şu bir gerçek ki, Suriye’de Esad yönetimi giderse yerine IŞİD, El Nusra PYD/PKK gibi terör örgütleri gelir.

Kılıçdaroğlu; “Esadsız barış” derken IŞİD, El Nusra ya da PYD/PKK’nın yönetimde olduğu, parçalanmış bir Suriye’den söz ettiğinin farkında mı? Suriye’de barışı bozan, ülkeyi kan gölüne döndüren emperyalizmin desteklediği terör örgütleri... Onlarla barışı düşünmek nasıl bir akıldır?

Almanya, İngiltere, Avustralya başta olmak üzere birçok Batılı ülke Esadlı bir geçiş ve barış dönemini düşündüklerini açıkladı. ABD de bu çözüme yaklaşmış durumda... Ne yazık ki Kılıçdaroğlu ve arkadaşları gelişmelerin farkında değil. Hâlâ Davutoğlu’nun stratejik derinliğinde debelenmekteler, açılım müsteşarıyla birlikte... 

Tam da Kılıçdaroğlu’nun Viyana’da dili sürçmüştür dedik kendi kendimize. 1 Ekim 2015’te seçim bildirgesini açıkladı. O da ne? Aynı görüşler orada da var. “Suriye halkının dostumuz olduğunu hiç unutmadan, iç savaşın taraflarıyla görüşebilen bir siyasi parti olarak, Suriye’ye barış ve güven getirmek için samimiyetle çalışmaya devam edeceğiz. (CHP Seçim Bildirgesi, sf. 205)” yazmakta bildirgede. Nasıl bir tarafsızlık bu? Esad yönetimiyle teröristler arasında tarafsız mısınız ey Kılıçdaroğlu ve YCHP yöneticileri?

Suriye’nin meşru yönetimiyle PYD/PKK gibi bölücü ya da IŞİD, El Nusra gibi çağdışı örgütler arasında tarafsız mısınız ey Kılıçdaroğlu?

ESADSIZ GEÇİŞ MÜMKÜN MÜ?

Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak için çırpınan Esad yönetimiyle ülkeyi bölmek isteyen emperyalist destekli terör örgütleri arasındaki savaşta tarafsız mısınız ey YCHP yöneticileri?

Ülkesinde kamu düzenini sağlamak için savaşım veren Esad yönetimiyle kafa kesen, sağı solu bombalayan IŞİD ve El Nusra arasında tarafsızlığınızı hâlâ korumakta mısınız ey Kılıçdaroğlu?

Suriye’de laikliğin, çağdaşlığın simgesi olan Esad’la tutsak ettiği kadınları pazarlarda satan IŞİD arasında tarafsız olmak nasıl bir şeydir ey Kılıçdaroğlu?

Suriye’de ulusal bütünlük için savaşan Esad’la İkinci İsrail’i kurmak için kan döken PYD/PKK arasında eşit uzaklıkta mısınız ey Kılıçdaroğlu ve YCHP yöneticileri?

Seçim bildirgesinde “iç savaşın taraflarıyla görüşebilen bir siyasal parti” olunduğundan söz edilmekte... Esad’la görüşülmesini anlarız da çağdışı ve bölücü terörist örgütlerle ne görüşmekte YCHP yöneticileri?

Suriye’de gerçek ve kalıcı bir barışın ancak Esad yönetimiyle sağlanacağını herkes bilmekte... Tüm dünyada bu yönde bir değişim ve eğilim de gözlenmekte... Durum böyleyken çağ dışı ve bölücü terör örgütlerini muhatap kabul etmenin mantıklı yanı var mıdır?

Dünyadaki gerçekleri yakından izleyemeyen ve bölgesindeki olayları açıkça göremeyen bir parti yönetimiyle Türkiye esenliğe çıkabilir mi? Soyut bir barış sözcüğüyle barışa değil de savaşa hizmet edildiğini anlamak çok mu zor? 

Kılıçdaroğlu’na küçük bir anımsatmada bulunmak isterim. Kurdun kuzuyu boğduğu bir yerde tarafsızlık olmaz. İlle de “Ben tarafsızım” diyorsanız, biliniz ki kuzunun boğulmasından yanasınız. Bilmem başka söze gerek var mı?

Adil HACIÖMEROĞLU- Aydınlık/05.10.2015

11 Mayıs 2015 Pazartesi

Kılıçdaroğlu: MHP ve HDP ile koalisyon olur



Okan KONURALP/ANKARA/17.04.2015
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28758097.asp

AB ülkelerinin büyükelçileriyle, Letonya’nın Ankara Büyükelçiliği’nde öğle yemeğinde bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, koalisyon şartını açıkladı: “Belirli ilkeler ve değerler temelinde uzlaştığımız bir partiyle koalisyon kurabiliriz. Koalisyon kuracağımız partinin bağımsız olması gereken tüm kurumların bağımsızlığına, yargının mutlak bağımsızlığına ve medya özgürlüğüne inanması şartıyla.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AB Büyükelçilerinin, “Seçimlerden koalisyon ihtimali çıkabilir? Koalisyona hazır mısınız?” sorusuna “Belirli ilkeler ve değerler temelinde uzlaştığımız bir partiyle koalisyon kurabiliriz. Koalisyon kuracağımız partinin bağımsız olması gereken tüm kurumların bağımsızlığına, yargının mutlak bağımsızlığına ve medya özgürlüğüne inanması şartıyla...” yanıtını verdi.  
 
AB SÜRECİ BİZİMLE HAREKETLENECEK
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, AB ülkelerinin büyükelçileriyle, dönem başkanı Letonya’nın Ankara Büyükelçiliği’nde öğle yemeğinde bir araya geldi. Kılıçdaroğlu’na yemekte Genel Başkan Yardımcısı Murat Özçelik, Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ve Eskişehir milletvekili adayı gazeteci Utku Çakırözer eşlik etti. Yaklaşık 1.5 saat süren yemekte Kılıçdaroğlu partisinin iktidar olma hedefiyle ilgili projelerini aktardı. “Hedeflerinin CHP’nin tek başına iktidar olması” üzerine kurulu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “AB süreci bizim dönemimizde yeniden hareketlenecek. Biz Türkiye’nin AB ile ilişkilerini yenilemesi gerektiğine inanıyoruz. AB değerleriyle paralel politikalar yürüteceğiz” dedi.
 
HDP PARLAMENTODA OLMALI
AB Büyükelçilerinin “HDP’nin barajı geçme ihtimalini” ile ilgili sorusuna Kılıçdaroğlu, “HDP’nin TBMM’de yer almasını isteriz, almalı da. Parlamenter demokrasiye inandığını vurgulayan bir parti hakkında aksini de düşünemeyiz. Ki MHP de HDP de koyduğumuz kriterler bağlamında koalisyon alternatifimiz olabilir” karşılığını verdi.
 
SOYKIRIM TANIMINA KARŞIYIZ
Kılıçdaroğlu, Avrupa Parlamentosu’nun önceki gün aldığı “Soykırım” kararıyla ilgili olarak ise “Tarafların tarihleriyle yüzleşmeleri, tarih disiplini içinde meselenin konuşulması gerektiğini savunuyoruz. Biz buna hazırız, CHP olarak da yaklaşımımız budur. Ancak ‘Soykırım’ tanımını karşılıklı acıların yaşanmış olması açısından doğru bulmuyoruz” değerlendirmesi yaptı.
 
NE DİYECEKLER BAKALIM
Kılıçdaroğlu, TBMM’de görüştüğü Avrupa Konseyi bünyesinde kurulan Yolsuzluğa Karşı Devletler Topluluğu- GRECO komisyonu üyelerine de 2003 yılında kurulan ve üyesi olduğu Yolsuzluklarla Mücadele Komisyonu’nun raporunu verdi. Edinilen bilgilere göre buluşmada 17- 25 Aralık Operasyonları da gündeme geldi. Kılıçdaroğlu’nun toplantının sonunda heyete “Sonraki görüşmeniz kiminle?” sorusunu yöneltti, “AKP temsilcileriyle” yanıtına “Ne diyecekler bakalım” karşılığını vermesi gülüşmelere neden oldu.