mehmet akkaya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mehmet akkaya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2014 Çarşamba

MEHMET AKKAYA/ Soma katliamında 8 gariplik ve telaşın sebebi!

 
 
Soma cinayetinde normal olmayan çok şey var. Cumhuriyet tarihinin en büyük iş cinayeti... Feryatlar arş-ı alayı kaplamış, bütün Soma, bütün Türkiye yanıyor, herkes kan ağlıyor. Ama ağlamayanlar da var.
 
Oysa bunlar, olur olmaz her şeye ağlamalarıyla bilinenler. Gözlerinden bir tek damla yaş gelmedi.
 
Hayret!
 
Ağlama şampiyonu Bülent Arınç bile ağlamadı.
 
Birinci gariplik bu idi...
 
Ölenlerin büyük kısmı AKP’ye oy vermişti. Aksi durumda işten atılıyorlardı. İşverenin odasında Atatürk’ün değil AKP başkanının resmi vardı.
 
Ölenleri AKP mitinglerinde dolaştırmış, tezahürat yaptırmışlardı.
 
Ölen işçiler, AKP’nin yandaş temin etmek için dağıttığı bedava kömürü canları, canları pahasına çıkaranlardı.
 
İkinci gariplik sergilenen vefasızlıktı.
 
Katliam haberinin, en ücra yere kadar ulaşıp milletin ayağa kalkmasına rağmen, uçan kuştan haberi olan Başbakan’ın katliamı duymaması düşünülemez. Kaldı ki Enerji Bakanı’nı kendisi görevlendirmiş.
 
Ama gazetecilerin toplantısında eğlenmeye devam etti.
 
Ağlama şampiyonu Arınç ise, bırakalım ağlamayı, kendi memleketindeki katliama kılını kıpırdatmadı. Başbakan’ın gezisine eşlik etmekle yetindi sadece.
 
İşçiden sorumlu Bakan Faruk Çelik de uğramadı oralara.
 
Garip bir vefasızlıktı bu.
 
Üçüncü gariplik, Başbakan dahil bütün kabine üyelerinin gözle görünen telaşı idi.
 
Dördüncüsü, Soma’nın acılarına ortak olunması gerekirken, sıkıyönetim ilan edilmesidir.
Çevre illerden binlerce polis ve jandarma getirildi, toplanmalar yasakladı, TOMA’ları işçinin üzerine sürdüler.
 
Bırakalım Soma’yı, Manisa sınırı bile girişlere kapatıldı.
 
Beşinci gariplik, hiçbir iş cinayetinde olmayan irtica ablukası idi. Sarıklı, sakallı ve cüppeli tarikat mensupları şehri işgal etti. Diyanet İşleri Başkanlığı 1500 imam gönderdi.
 
Yandaş televizyonlar, gazeteler bile buna tahsis edildi.
 
Kara propagandalar sardı aileleri, kenti, hatta bütün ülkeyi.
 
“Ölenler cennetlikti”. “Güzel ölümdü” yani. “Ağlamak, şikâyet etmek, sorumlularını aramak doğru değildi”. Fetvalar verildi, bildiriler dağıtıldı, camilerden nutuklar atıldı günlerce. “Ağlamak, Allahın gücüne giderdi. Ağlayacağına mutlu olmalıydılar.”
 
Altıncı gariplik, Hükümetin saldırganlığı idi. Başbakan ve Cumhurbaşkanı yüzlerce koruma, binlerce polisle gelmiş, Başbakan işçi dövmüş, işçiye “İsrail dölü” demiş, danışmanı işçiyi tekmelemişti.
 
Başbakan “Ölümlerin normal olduğunu, madenciliğin fıtratında ölmek olduğunu” söyleyivermişti.
 
Yedinci gariplik, 30.10.2013 tarihinde, Eynez ocağındaki iş kazalarının ve ölümlerin araştırılmasını isteyen Meclis önergesinin AKP milletvekillerince reddedilmesi oldu.
 
Sekizinci gariplik ise, önergenin reddinden hemen sonra, Eynez maden ocağına gönderilen iş müfettişlerinin raporu idi. Üç müfettişin 18 Mart 2014 tarihli tek sayfanın yarısından ibaret raporlarında, “çok tehlikeli işyeri” kapsamına giren ocak için, sadece “TKİ’nin Müessese Müdürü ile görüşme yaptıkları ve İş Sağlığı ve Güvenliği’ne ilişkin noksan bir husu tesbit edilmediği” yazılıydı.
 
Rapordan 2 ay sonra ise, 302 madenci katledildi.
Garipliklerin ilk akla gelenleri bunlar.
Neden acılar bastırılmak istenir, nedir bu ürküntü ve niye telaş?
 
***
Meslek Odalarının raporlarında hükümetin sorumluluğu yeterince sergilendi. Ama üzerinden atlanan bir konu var ki, bütün olayın bam teli budur.
 
Üretim ruhsatının bir şirkete kiralanmasına “rödovans” denir. İşyerindeki her türlü sorumluluk, orayı kiralayana aittir.
 
Katliamın yaşandığı ocak ise, rödovans değil, TKİ’ye bağlı ELİ Müessesesinin “hizmet alımı yoluyla ihaleye verdiği” yerdir.
 
Ve de, Eynez maden ocağının, hizmet alımı için ihaleye verilmesine kanun izin vermemektedir. ELİ ile Soma şirketi arasındaki sözleşme, kanuna karşı hilelidir, kanunun “mülga” dediği türdendir.
 
Kıyamet işte buradadır...
 
Ve bu kıyamet, işçilere çok çok büyük haklar sağlamaktadır.
 
Mehmet Akkaya / Aydınlık,21.05.214

MEHMET AKKAYA/ Soma cinayetinin sorumlusu kim?

Yerin iki kilometre altı bura, Derin, çok derin... Dönmemek de var.
 
“Allah kurtarsın” dediler girerken, çıkarken de “Geçmiş olsun”.
 
Eşleri, çocukları, arkalarından su döktü, dualar okudu her keresinde.
 
Kömür bulamaçlı peynir-domates-ekmek yediler çoğu zaman.
 
Ciğerleri ağzına kadar doldu.
 
“Çalışamazsın” dedi doktorlar.
 
Umarsızdı, çalıştı kan ter içinde.
 
Aç kalırdı bebeler, karısına kim bakacaktı.
 
Üç kuruştu verilen de oysa.
 
Derken, geleceklerini de sattı Hükümet.
 
“Rodövans” dedi, “özelleştirme” dedi, “taşeron” dedi...
 
Can pazarı oldu her yer.
 
Karanlık dünyaları daha da karardı.
 
Daha çok kömür isterler habire.
 
Hırsla sarıldılar yeniden kazmalarına.
 
Ya can?
 
Sudan ucuz burada can.
Can pazarda, can iki kilometrede...
Patlamalar, yangınlar, göçükler...
Bir Kozlu’dan, bir Soma’dan...
Bir Kozlu’dan, bir Soma’dan...
Kavrulmuş bedenler daha çok çıkar oldu yeryüzüne.
Kimine mezar oldu maden, bir daha ulaşılamadı bedene.
Yukarıda, arşa uzandı feryatlar.
Gök ağladı,
Yer ağladı.
Ağladı milyonlar.
Bir tek şiş göbekler ağlamadı.
“Güzel ölüm” dediler.
Dediler ya,
İki bin metrenin bir de çıkışı vardı
 
***
13 yılda 14 bin cinayet
2002’de 872 işçi, 2003’de 810 işçi, 2004’de 841 işçi, 2005’de 1072 işçi, 2006’da 1592 işçi, 2007’de 1043 işçi iş cinayetlerinde katledildi.
 
2008’de yaşanan 72 bin 963 iş kazasında, 866 işçi hayatını kaybetti. 2009’da 64 bin 316 iş kazası oldu. Yüzde 35 artışla ölen sayısı 1171’e çıktı. 1668 kişi iş kazası sonucu, 217 kişi ise, meslek hastalığı ile sürekli iş göremez hale geldi. 2010 yılında iş kazası sayısı 62 bin 903, ölen sayısı %24 oranında artarak bin 444 kişi oldu. 2011’de ölüm sayısı 1563’e yükseldi. 2012 yılında 744 kişi hayatını kaybetti. 2012 yılında 74.871 işçi kaza geçirdi. Bu, 2011 yılındaki 69.277 iş kazasına göre yüzde 8 oranında artış demekti. 2013 yılının 11 ayında, tam 1153 ölüm yaşandı iş kazalarında. 2.036 kişi iş kazası sonucu, 173 kişi ise meslek hastalıkları sonucu sürekli iş göremez hale geldi.
 
Son 13 yılda (2013 yılının 11 ayı dahil) tam 21 bin 291 kişi iş kazaları sonucu sürekli iş göremez hale geldi. Hayatını kaybeden kişi sayısı ise tam 14 bin 315 kişi.
 
Niye ölümlü kazalar arttı?
ILO’nun 2003-2008 yılları arası iş kazası oranlarına göre Türkiye, ölümlü iş kazalarında dünyada üçüncü sırada, Avrupa’da birinci sırada.
 
Maden kazaları niye yüksek ve ölümlerde neden baş sırada madenler?
 
Maden Mühendisleri Odası’na göre, yeraltı kömür işletmeciliği yapılan 157 işletmenin, yüzde 43’sinde herhangi bir gaz ölçümü yapılmıyor. Patlayıcı madde kullanılan 101 kömür işletmesinin yüzde 23’ünde patlayıcı madde deposu yok. AKP, maden işletmeleri için İşletme Belgesi alma zorunluluğunu da kaldırdı. İşletme belgesi gereken 240 işyerinin, yüzde 83’ünde, yani 200 işyerinde İşletme Belgesi yok.
 
İşçi Allaha emanet...
 
Özelleştirmeler, özel sektörün kar hırsı, işçinin canını almaya ve iş göremez hale getirmeye devam ediyor.
 
Kar hırsından gözleri dönenler ve kanlı sistemleri, sadece öldürdükleri işçilerin mezarlarını değil, kendi sistemlerinin mezarlarını da kazıyorlar.
 
Mehmet Akkaya / Aydınlık, 15.05.2014